Dil kültürün aynasıdır. Toplumun sürekliliği ile kültürün yeniden üretimini sağlamada en temel kurumlardan biridir. Dil yoksa bir kavramlar sistemi ve düşünce de yoktur. Düşüncenin belirleyicisi dil, dilin belirleyicisi ise toplumdur.

Dünyaya geldiğinde hiçbir şey bilmeyen çocuk anadiliyle kimlik kazanır, kültür edinir ve toplumsallaşır. Ayrıca, anadili aracılığıyla ilk toplumsal kuralları kavrar, çevresi ile ilişki kurar.

Zira çocuğun tüm gelişimi dil gelişimiyle doğrudan bağlantılıdır.Dil bir toplumun değer yargılarını, duyarlılıklarını, önceliklerini ve farklılıklarını özünde taşımakta.

Anadili, insanın içinde doğup büyüdüğü aile ve toplum çevresinde, doğumundan 6 yaşına gelinceye kadar öğrendiği, kendini ifade edebildiği, duygu ve düşüncelerini aktarabildiği dildir: Anadili eğitimi çocuk 6 yaşına gelene kadar büyük ölçüde tamamlanmaktadır ve bu yaştan sonra, öğrenilen bu dilin gelişmesi ile ilgilenilmektedir.4 Yurtdışında çok dilli ortamlarda yetişen bir çocuğun kimliğini koruyabilmesi, sağlıklı düşünme, doğru anlama, toplum içinde karşı karşıya geldiği çeşitli durumlara uyum sağlayabilme yeteneklerinin gelişmesi için ana dili ayrı bir anlam ve önem taşımaktadır.5

Son yıllarda yapılan araştırmalar da ortaya koymaktadır ki; ana dili çocuğun kimlik ve zihin gelişiminde önemli bir rol oynar ve ilk önce öğrenilen ana dili, ikinci dilin edinilmesine de belirleyici bir zemin, bir alt yapı oluşturur. Bu bakımdan ikinci dil olarak öğrenilen dilin yanında çocuğun birinci dilinin de desteklenmesi gerekir.

Son yapılan araştırmaların da gösterdiği gibi anadilini bilmek hemde ikinci dil öğretimini kolaylaştırmakta hemde özgüven aşılamakta.

Belçika’da yaşayan Türk çocuklarının okul hayatlarında başarılarının artması için YTB tarafından desteklenen Türkçe Saati Proje Destek Programı 2019-2020 öğretim yılında BETEV (Belçika Türk Eğitim Vakfı) tarafından Beringen, Houthalen, Bruksel ve Anvers bilgelerinde yürütüldü.